26 Aralık 2009 Cumartesi

- Tamam ama bana şu kadarını söyle, neden Tony?
Para mı?
Kung-fu pijamaları mı?
Olay nedir?
- Benim için doğru insan.
Ahmakça geldiğini biliyorum ama öyle.
- Son zamanlarda sesli düşünmeme konusundaki üstün başarıma rağmen sesli olarak birşey söyleyeceğim şimdi:
Tony'le senin ki gibi,
kısa süreliğine aramızda olduğunu düşündüğüm ki gibi,
Marshall ve Lily'nin ki gibi bir ilişkim olsun istiyorum.
İstiyorum.
Sürekli öyle birisini bekliyorum ve galiba beklemekten yoruldum. Bu konuda söyleyeceğim tek şey budur..
- Bir keresinde ben de cezadan sıyırmaya çalışmıştım.
- Sahi mi?
- Annemlerin yanına gidiyordum ve şehirlerarası yolda 140 km civarı hızla gidiyordum.
Polis aracımı kenara çektirtti, aracından indi, sırıta sırıta yanıma geldi ve "bütün gün sizi bekledim, genç bayan." dedi.
Ben de ona baktım ve dedim ki: ''Özür dilerim, memur bey. Olabildiğince hızlı gelmeye çalıştım.''
- Gerçekten mi?
- Hayır. Eski bir şakadır.
Beklemekten yorulduğunu biliyorum ama belki birazcık daha beklemen gerekiyor.
Az kaldı Ted, olabildiğince hızlı yanına geliyor.
- Görüşürüz, Stella.
- Hoşçakal, Ted.

7 Aralık 2009 Pazartesi

EN SON GERÇEKÇİLİK KURALLARI

Mekanik Tamirat Kuralı
Elleriniz yağa bulaştığında, burnunuz kaşınmaya başlar ve acil çiş etmeniz gerekmektedir.
Yer Çekimi Kuralı
Yere düşen her şey en zor ulaşılabilecek noktaya yuvarlanır.
Yanlış Numara Kuralı
Yanlışlıkla çevirdiğiniz bir telefon numarası hiçbir zaman meşgul çalmaz ve
biri daima cevap verir.
Mazeret Kuralı
Patronunuza işe geç kalma sebebinin patlak lastik olduğunu söylerseniz
ertesi sabah lastiğinizi muhakkak patlak bulursunuz.
Değişkenlik Kuralı
Eğer trafikte şerit değiştirirseniz, eski şeridiniz şimdi bulunduğunuzdan
daha hızlı akar. (Bu hep böyledir)
Banyo Kuralı
Vucudunuz tamamen ıslandığında telefon çalar.
Yakın Tesadüf Kuralı
Beraber görülmek istemediğiniz biriyle beraberseniz tanıdığınız biriyle
karşılaşma ihtimali tavan yapar.
Sonuç Kuralı
Birine bir aletin çalışmayacağını ispat etmeye çalıştığınız zaman o alet çalışır.
Biomekanik Kuralı
Kaşınma katsayısı vucudunuzda ulaşılması zor olan yerlerde en yüksektir
şekilden şeklile girersiniz.
Tiyatro Kuralı
Ne olursa olsun koridordan en uzak sandalyenin sahipleri en geç gelir.
Starbucks Kuralı
Bir kahve içmek için oturduğunuzda patronunuz sizden bir görev ister ve bu
görev süresi kahve soğuyana kadardır.
Murphnin Soyunma Odası Kuralı
Eğer soyunma odasında sadece iki kişi varsa, onların soyunma dolapları
bitişiktir.
Yüzey Kuralı
Tereyağlı ve reçelli ekmeğinizin yeni yaptırdığınız veya aldığınız halıya
düşme ihtimali, halının pahalılığı ve yeniliği ile doğru orantılıdır.
Mantıksal Tartışma Kuralı
Neyi konuştuğunuzu bilmiyorsanız her şey olabilir.
Brown'un Fiziksek Görünüm Kuralı
Papuç ayanıza tam geldiyse, o papuç çirkindir.
Wilson'ın Pazarlama Stratejisi Kuralı
Gerçekten çok sevdiğiniz bir ürünü bulup aldığınızda, o ürünü üretmekten vazgeçerler.
Doktorların Kuralı
Eğer kendinizi hasta hissedip doktor randevusu alıp gittiğinizde aniden iyileşirsiniz. Eğer randevu almazsanız hastalık devam eder.
Olasalık Kuralı
Birisi tarafından seyredilme olasalığı yaptığınız işin aptallık katsayısıyla doğru orantılıdır.

18 Kasım 2009 Çarşamba

℮fe∞s:
bir de 2 girls 2cup var, o da müzik yapıyor kızlar kap kacakla
http://www.topmodels.no/flash_model.php?id2search=287 bir de az evvel insan denen canlının ne olarak dünyada var olduğunu düşünmeye başladım, link yüzünden
ha xyz ın kendine çirkin demesi başlı başına bir çıldırma sebebi olarak yorumlanabilir
biliyorum senin şu an yarınki jüriye iş yetiştirmen gerekiyor
ama sorunlu doğdum, ne yapayım?

:qp:
ne olarak derken
sebep mi sorguluyorsun
etin altında meta bişey mi arıyorsun

℮fe∞s:
sanırım
bir an diyorum, bu ben değilim ya da bu bir insan olamaz...
örnek, izdivaç programı izleyen teyzeler...
aynı ırktanız
örneğin, flash tv deki kavgalı karılar kocalar...
linklediğim kıza bak, bir de onlara bak...
bir yerde birşeyler eksik ya da yanlış... ama nerede?
nasıl oluyor da iki kişi de insan oluyor?

:qp:
efe
seni çekerim
bende özledim senle bira içmeye
ama sunum(:
ha çözüm mü istiyorsun
komünist ol o zaman

℮fe∞s:
tamam tamam biliyorum
beni yattım kabul et, ve aralık ta mıdır ne araysa buralarda ol artık!
zira senin için karaciğerimi dinlendirdiğimi bil
bebişim

:qp:
indiiviicualizm
cevap burda
ya keşke eşeklik edip de bitirmiş olaydım da
bakardın bi tartışırdık
hem çok havada
hem çok derin
şeyler dönüyor

℮fe∞s:
öyle
bekleniyorsunuz efendim

:qp:
ev gezileri planlıyorum bende
3 gün sende

℮fe∞s:
6 kişi tarafından yolunuz gözleniyor

:qp:
3 gün nehirde
falan

℮fe∞s:
olurmuş

:qp:
olum
nehire söledim söledi mi bilmiyorum
toplanın

℮fe∞s:
skype?

:qp:
alın biraları
hah
bende alayım

℮fe∞s:
aslında özgede skype var mı ki?

:qp:
koyun monitörü masada 7. kişi
neydi o
ninja törtüldaki şrek (değil, krang miş)

℮fe∞s:
netten beleş konuşma
aaa hayvan
neyi hatırladı
şjkghşjhgljfhslkjfhslkdjfhs

3 Kasım 2009 Salı


1 Kasım 2009 Pazar

Leva's Polka söylemek isteyen Türk ırkına sesleniyorum...



Nobresta kulusa polokon tahti yalakani bokhi gutgutti
İevan aydise tüttöse vahdivan küllöhe niyevase yutgutti
se la ey me de sellon kiyelov hayka
kummöyo tsmdims layyasta layta
salivili hipputtupputtap bu da happuttipput hriyalle
he hoy he hoy
ievan suuvoli vehna zellako
himmeşe donne toydotti
be oli merkano yo kay sellaya viyulise vonkuya voyvotti
saağa
eyketa poyko merköz hayta
sillano lasko layyasta layta
salivili hipputtupputtap bu da happuttipput hriyalle
ievan eygöse kamma rissa
virsiya deyşata huyyuti
unteme poyka naapurissa emman tüttöen huyyuti
eketate poyko emmet hayta
silleke lasko layyasta layta
salivili hipputtupputtap bu da happuttipput hriyalle
helekote helekote helekote hilla
helekote helekote helipampa
yaliduli yalla daliduli yalla
dilidali dilidalidilidanda.
halituli yalla diliduli dalla dilidili dilidili
dilidilidalla halituli dilidali yallati yalla
dilidali dalidali heltanta
rimpati ralla ripirapi ralla
rumpati ruppar ripirambo.
yakkarrikka rippari labalan tulituli lallan tibirantu.
yetsutsappari rippariallan dittari dillan
ditstan dulla ripidapi bdalla
ruppati rupiran kurikan gukkaya girikanku.
rattattaa ya ripidapi dillaba ritstan dillan dellando.
abarippatta tarippari yibaribi ribi ristentellando
yabarellastellan de yalo
rava..............
siyelholi yusliya zoitoyi yalaken
sai mina kerran jütküte
tutti komandini emmase ditela iyevaye alakon nükütek
minozelo iyevalo mitebazo hayta
laskema viyelav layyesta layta
salivili hipputtupputtap bu da happuttipput hriyalle
muorila savuyato tukke suziye
ruppen dernatos tokkoma
tervena konya sitko koryo luziya
meat sida luryuz makkoma
saağa
eyketa poykohellüz haytaka hakkaya
hukki layyasta layta salivili hipputtupputtap
bu da happuttipput hriyalle.
semmina sena yorta
pur rappitta ey muanifan mielasta
suatmena itevaka lenmesto itteva mine el luavu
iyevasta si la ey kota poyko
kayno sayta sillako tansi
layyasta layta salivili hipputtupputtap
bu da happutpitput hriyalle!

17 Ekim 2009 Cumartesi


hani içinden bir şarkıyı dinlemek geçer de youtube dan rahatlıkla ulaşmayı düşlersin...
ama alakasız alakasız bin tane video çıkar ya...

aha bu onun diyagramı, pasta dilimi, kek kalıbı

12 Ekim 2009 Pazartesi

11 Ekim 2009 Pazar

1 Ekim 2009 Perşembe

"-de yi çarpıtmak" BİT!


insanlığa sinirim var! dahi anlamındaki -de yi ayrı yazın dedik, şimdi bütün -de leri ayrı yazıyorlar. Kafa atıcam

28 Eylül 2009 Pazartesi

Paylaştıkça artan tat: tavuk göğsü!

Bugün birbirinden apayrı iki filmdeki "mutluluk" tanımlarını ele alacağız sevgili okurlar. Kaçıklık Diploması ve Into the Wild mevzu bahis filmler.



Kaçıklık diploması der ki; "Mutluluk tavuğun göğüs kısmını yemektir." (Gerçekten böyle diyor. Garipsemeyin lutfederim. Bir bütün gün beynimi yedi paylaşmazsam gözüm açık gidecekti=)



Into the Wild ise der ki; " Happiness only real when shared"

Böyle bir çelişkiler dünyasındayız işte. Yani nedir mutluluk? tavuğun göğsünü paylaştıkça artan bir olgu mudur? nedir? bunun cevabını istiyorum derhal! evet derhal...

24 Eylül 2009 Perşembe

8 Eylül 2009 Salı



Marketteki bir kız otomatik kapıyı çalışırken siliyo!!!! huhahahaha!!! yüzüne yüzüne güldüm. haketti. nokta.8)

6 Eylül 2009 Pazar

4 Eylül 2009 Cuma

mes'ud un blogundan alıntıdır


güzel prenses bir şatoya hapsedilmiş ve şato ejderha tarafından korunuyor. metalci şovalyelerin duruma bakış açısı nasıl olurdu?

power metal:
kahraman, bembeyaz bir unicorn ile gelir, ejderhaya görünmeden prensesi kurtarır, ona aşık olur ve büyülü bir ormanda sevişirler.

thrash metal:
kahraman gelir, ejderhayla savaşır, prensesi bulur ve tecavüz eder.


heavy metal:
kahraman bir harley ile gelir, ejderhayi öldürür, birkaç bira içer, prensese tecavüz eder.

folk metal:
kahraman ve arkadaşları akordeon, keman, flut vb. garip enstrumanlar calarak gelir, büyülü muzikler ve danslarla ejderhayi uyuturlar. ve prensesi unutup şatodan ayrilirlar.

viking metal:
kahraman bir gemiyle gelir, dev baltasını kullanarak ejderhayi öldürür ve derisini yüzüp yer. prensesi yakalar, öldürene kadar tecavüz eder, tüm mücevherleri çalar, şatoyu yakar ve gider.

death metal:
kahraman gelir, ejderhayi öldürür, prensese tecavüz eder ve öldürür, bırakıp gider.

black metal:
kahraman gece yarisi gelir, ejderhayi öldürür ve şatonun önünde kazığa oturtur. prensese sado mazoşist bir şekilde tecavuz eder ve öldürmeden önce törenle kanını içer. ardından prensesi de ejderhanın yanında kazığa oturtur.

gore metal:
kahraman gelir, ejderhayı öldürür ve bağırsaklarını şatonun önünde yere yayar, prensese tecavüz eder ve öldürür. cesede yeniden tecavüz eder, karnını deşip bağırsaklarını yer. parçalanmış cesede yeniden tecavüz eder, dev bir ateşte yakar ve son kez küllerine tecavüz eder.

doom metal:
kahraman gelir, ejderhanin ne kadar buyuk olduğunu görur ve onu hiç yenemeyeceğini düşünür, depresyona girip intihar eder. ejderha önce onu, sonra da tatlı niyetine prensesi yer. acıklı hikaye, burada böyle sonlanir.

progressive metal:
kahraman elinde gitarıyla gelir ve 26 dakikalik bir solo atar. ejderha sıkıntıdan intihar eder. kahraman prensesin odasına gelir ve konservatuarin son sınıfında öğrendiği tüm teknikleri uygulayarak uzun bir solo atmaya başlar. prenses kaçar.

glam metal:
kahraman gelir, ejderha bunu gorunce tipine güler ve kahkahalarla kapıyı açıp girmesine izin verir. kahraman prensesi kafalayıp şatoyu pembeye boyamaya çalışır.

nu metal:
kahraman altında bir honda civic'le gelir, ejderhaya meydan okur ancak daha duello başlamadan süslu elbiseleri ejderhanın saçtigi ateşten etkilenir ve kahraman yanar.

Baba Melee Attack


konsolosluk çağırdığı için salı günü toplanmamızın ertesi günü apar topar almanyaya uçtum. bugün 45er dakikalık tren yolculuğu serisinin beşincisini gerçekleştirerek yine konsolosluktaydım yine evrak teslimi yine dilekçe yazımı yine okul haftaya başlayacak sıştım nolur dil dökmesi.

olayın iç yüzü şu ki, isviçre safkanlarının belirli bir yabancı öğrenci kontenjanları varmış o yüzden her türlü detaya takılıp oyalıyorlar, onlarca kez okul bitince isviçreden ayrılacağım garantisini mezuniyet sonrası kesin planların nedir sözde merakıyla teyid ettiriyorlar falan. uzun lafı kısası iş yaş gözüküyor sanki

derken,

noldu sonra biliyor musunuz? otuzbeşbinondokuz kilometre uzağımdaki babam 0041 ülke kodunu tuşlayarak isviçreyi arıyor, 1 saat sohbet ediyor. az önce beni aradı pazartesi tekrar gidiyorsun vizeni vuracaklar diye. minnet ve eziklikle şimdi telefonu kapatır kapatmaz burda içimi döküyorum, nedir her daim bu babaoğlubabaların iş bitiriciliğindeki sır? ne demek istediğimi çok iyi anladığınızı düşünüyorum illa ki olmuştur fındıktan bir evrak işi sizin halledemeyip babanın hallettiği. bu acaba babadan oğule geçen birşey mi çocuk sahibi olunca yada babayı kaybedince kendini gösteren? pek kusurlu hissediyorum.

işimi halleder cumartesi tekrar gelirim diyordum ama böylece kesin gidişimi de yapmış oldum. size aşığım güccük ev sakinleri.

28 Ağustos 2009 Cuma

kendini tahttan indirmek buna denir


blogumuzun (artık sözde) kurucusu ve yöneticisi, ah nehirim... sadece saat ayarını gmt+2 istanbul olarak değiştirmeni istemiştim. hayırlı uğurlu olsun güccük ev sakinleri, hepiniz artık bu sayede yönetici oldunuz. oylamaya açıyorum, "yönetici ayrıcalıklarını" geri veriyor muyuz?

evet diğerleri, yokluğunuzda pilates de yaptık=)


27 Ağustos 2009 Perşembe



Hatırlanmaya değer bir gün daha=))Özgürün akli dengesinin yerinde olmadığının kanıtı, efe'yi arabanın önünde 100metre kadar uçurup bize filmden bir sahne yaşattığı gün=)

çok fena


Bilmeyenler için ön bilgi geçelim. Babam Dia-sa bayiliğini aldı. Özi başında duracak ama o işten ayrılana kadar yardımcı olacağım için bir haftalık bir eğitime tabi tutuluyorum bu hafta. ilk 3 gün kasiyerlerle beraber devam ettik kursa. 4. gün yani bugün mağaza sorumlusu kursuna geçildi. tek başımaydım. 09.00-16.15 arası hafif muhasebe tarafından becerildim. çok korkuluydu. rüyama girebilecek kadar korkulu... Espiri yapmak zaten yasak. bi de mağaza İspanyol diye arada ispanyolca terimler var. Bir tanesi "baja" bana okutuyor eğitmen dosyadan bir kuple yazıyı- evet eğitim metodları uyguluyoruz, evet bilinçaltıma hükmediyoruz- ben de ukalalık olacak gibi gelip "baha" diye değil de "baja" diye okudum. mojito gibi=) yanlız onu "baha" diye okuyoruz diye uyardı öğretmenim. ben de peki dedim hep "baha" diye okudum ondan sonra. bugün ruhum içimden çıktı beni izledi bir yerlerden, yabancı idik birbirimize=) böyle. bu kadar. ruhsuz.

26 Ağustos 2009 Çarşamba

sen bana birini shelltox


gece gece bitti sinirlerim, elin yeşil bitki örtülü almanyasında sinek mi olurmuş av köpeği gibi sinek kovalıyorum. yan odalardan "höhrr auf" diye biri kapıma dayanacak az kaldı. elin sivrisineği de birşeye benzese, bi farklı tiz ötüyorlar, pf..
video

25 Ağustos 2009 Salı

video

24 Ağustos 2009 Pazartesi



size küçük bir süpriz olarak başlamayı planladığım bu saifecik geleneğimiz olur yıllar sürer umarım. İyi ki varsınız. Yaşasın -mişli geçmiş zamanda yapılan uzun geyikler!